
Dünya çapında tekstil piyasasında önemli bir yere sahip olan Türkiye, ne yazık ki geçtiğimiz son yıllarda belli başlı bazı nedenlerden dolayı gücünü kaybetmeye başladı ve uluslararası pazar payını diğer ülkelere kaybetmek zorunda kaldı.
Sektörün hızlı zamanlarında yurtiçi ve yurtdışı müşterilerine yetişemeyen firmalar günümüzde birer birer piyasadan çekilmeye başlayarak fabrikasından atölyecisine, atölyecisinden mağazasına kadar herkes maalesef iş yerlerini kapatmaya başladı.
Bir atölye sahibinin “Eskiden üç atölye işletiyordum o zamanlar güzel kar ediyorduk şükür ama şu an beş-altı kişilik tek atölyem var. Kar etmeyi geçtim kazan kaynasın yeter bizim için” sözleri tekstilde gelinen son durumun kısa bir özeti aslında.
Şimdi dilerseniz ülkemizde tekstil sektörünün düşmesinin arkasında yatan başlıca nedenlere bir göz atalım.
1. Maliyet Artışları
Ülke genelindeki ekonomik durumun diğer sektörler gibi tekstili de etkilemesi çok normal bir durum. Ülke ekonomisinin oluşturduğu şartlar ne yazık ki enerji, işçilik ve hammadde fiyatlarındaki yükselişe neden oluyor. Bir ürün yüksek maliyette çıkmaya başlayınca yurtdışı kaynaklı müşteriler diğer ülkelere yönelmeye başlıyor bu nedenle de ürünün satışı yavaşlayıp duruyor.
2. Talep Azalışı
Bir diğer neden ise insanların alım gücünün düşük olması. Eskiden kendisine bir ürünün üç rengini de alabilen kişi şu an anca bir tane alabiliyor ya da maddi imkanları doğrultusunda daha tasarruflu bir şekilde alışveriş yapıyor. Bu durum da iç piyasadaki tekstil ürünlerinin satış hacminde düşmeye neden oluyor. Talep azalınca maalesef dönen çark yavaşlıyor.
3. Yanlış Yönetim ve Stratejiler
İşlerine devam etmek isteyen firmalar ise tekstil piyasasındaki bu duruma ayak uydurmak zorunda. Bir ürünü imal ederken maliyetin ne kadar önemli olduğunu görmüş olduk ki yıllarca dostça birlikte iş yaptığınız yabancı bir müşteriniz bile sizin ne zorluklar çektiğinize bakmaz, aldığı ürünün fiyatına bakar. Aynı ürünü Mısır’da bulur gider alır. Bu kadar net. Dolayısıyla şirketler yeni stratejiler bulmak ve uygulamak zorunda. Örneğin eskiden bir ürünün ilk imal adedi beş bin adet ise bunu düşürmek veya ürünü sattıkça imal etmek gibi, pahalı, lüks ofisler yerine mütevazi bir iş ortamı anlayışı ile şekilden çok işlevsel odaklı olmak gibi tedbirler alınabilir.
4. Küresel Rekabet
Yukarıda da biraz bu durumdan bahsettik aslında. Ülke ekonomisinden kaynaklı ürünlerde oluşan yüksek maliyetler neticesinde bizlerden daha düşük maliyetlerde üretim yapan Çin, Mısır, Endonezya, Bangladeş gibi ülkeler Türkiye’nin uluslararası pazardaki payını azaltarak kendi bünyelerine kattılar.
5. Sürdürülebilirlik ve Dijitalleşme Eksikliği
Geleneksel mağazacılık yöntemleri artık neredeyse yerini dijital platformlara bırakıyor. Hepimizin bildiği gibi artık internetten sipariş vermek çok kolay. Bu sadece tekstil için değil tüm sektörler için böyle. Burada ‘benim köşe başında ufak bir butiğim var o bana yeter’ dememek gerekiyor. Gün gelir o da yetmez. Sosyal medya hesaplarıyla, diğer alışveriş siteleri vasıtası ile kendi sayfalarınızı açmak, kendinize ait bir internet sitesine sahip olmak gibi dijital çağı yakalayarak satışlarınızı desteklemek gerekiyor.
Türkiye’de tekstil piyasasının düşüş nedenlerinden bazılarına kısaca değinmeye çalıştık. Umulur ki tekrar eski günlerimize dönebiliriz ve bu yönde sağlam adımlar atabiliriz. Bizler kendi cephemize bakacak olursak, sektördeki yenilikleri takip etmek ve bunu bünyemizde uygulamak, maliyetlerimizi düşürüp satışımızı arttırmak gibi önlemleri almamız gerekiyor.
Minimum maliyet, maksimum mutluluk diyerek hoşça kalın diyorum.
Gökhan K.
Yayın Tarihi: 29 March, 2025
Bu rehberde, 2025'te risksiz bir şekilde dropshippinge başlamanız için tedarikçi seçimi, doğru ürün…
Triko elbiseler, son yılların en popüler ve çok yönlü giyim parçalarından...
Casual ayakkabı rahatlık ve şıklığı bir araya getirir.
Şans yüzüğü birçok kişi tarafından tercih edilir.
Trençkot modelleri ile her mevsim şık hissetme şansı elde edersiniz.
Makyaj temizleme suyu günlük cilt bakım rutininin en önemli ürünü arasında yer alır.